Benim Vatandaşım İşini Bilir

RTE döktürmüş yine. DTP’nin Diyarbakır’daki oturma eylemine destek vermek için Taksim’e çıkmaya çalışan DTP ve terör örgütü PKK sempatizanlarının da arasında bulunduğu grubun üzerine pompalı tüfekle ateş açan bir vatandaş hakkında ne düşündüğü sorulmuş kendisine.

Haydi empati kurmaya çalışalım. Kendimizi RTE’nin yerine koymaya çalışalım. Ya da hiç böyle birşeye girişmeyelim. Çok eziyet verici olabilir. Onun yerine bir ülkenin başbakanı olduğumuzu düşünelim. Böyle bir soru karşısında nasıl cevap verirdik. Kolay değil tabii. Devleti temsilen cevap vereceğiz. Açıkçası ben böyle bir soruya ne cevap verirdim diye uzatmak istemiyorum. Ama RTE’nin verdiği gibi bir cevap vermeyeceğim kesin. Bakalım ne demiş.

Erdoğan “Eğer siz vatandaşın mağazasının camlarını indirirseniz, vatandaşın hayatına kast ederseniz hayatına kast ettiğiniz vatandaş kalkıp da eğer elinde böyle bir tedbiri böyle bir imkanı varsa, o da kendini savunma yoluna gidecektir.” dedi.

Kaynak: NTVMSNBC

Buyrun buradan yakın. Bu işler böyle yürüyor demek ki. Ya da böyle yürüyecek. Birisi kalkıp da sizin canınıza, malınıza zarar vermeye kalkarsa, sizin de elinizde bir tedbir imkanı varsa -ki bu yaşanan olayda olduğu gibi bu bir pompalı tüfek de olabilir- o imkanı sonuna kadar kullanacaksınız. Peki bu devletin polisinin görevi ne acaba? Yoksa polis, o müthiş gücünü(!?) sadece işçiler, memurlar ve öğrenciler üzerinde göstermekle mi mükellef.

Hiç sanmıyorum. Zaten TDK‘da polis maddesinin karşısına, şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta, demiş.

Düşünüyorum, düşünüyorum bir türlü çıkamıyorum içinden. Sınırlı sayıda insanın okuduğu bu blog için yazı yazarken bile defalarca tartıp biçiyorsam, kelimeleri dikkatlice seçmeye çalışıyorsam, bu ülkenin başbakanının da konuşmadan önce iyice bir düşünmesi gerekmiyor mu?

Etiketler: ,

Yorum yapın